Terzi Fikri; Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz

179 Görütülenme
ikarakas
Haziran23/ 2013

Fikri Sönmez Ordu’nun Fatsa ilçesinin eski belediye başkanlarından biridir. Bağımsız belediye başkanı olarak seçildiği seçimlerde CHP, AP ve MSP’nin aldıkları oyların toplamından daha fazla oy alarak büyük bir halk desteğiyle seçilmiştir. Asıl mesleği terziliktir. Genç yaşta TİP ile tanışmış, daha sonra parti içerisindeki ayırımda Mahir Çayan çizgisini benimsemiş ve THKP-C saflarına katılmıştır. Onu asıl önemli yapan ise tüm Türkiye’ye hatta dünyaya verdiği yerel yönetim dersidir.

Göreve gelmesiyle birlikte Fatsa’yı 11 farklı bölgeye ayırıp bu bölgelerde Halk Komiteleri’ni oluşturdu. Komite üyeleri gizli oylama yapılarak yine halk tarafından seçildi ve halkın sorunlarını belediyeye aktarma ve belediye faaliyetlerinin denetlenmesiyle görevlendirildiler. Halkı en etkin biçimde yönetime katmaya çalışan yeni başkan bununla da yetinmedi. İki ayda bir geniş katılımlı halk toplantıları yapmaya ve tüm bölge halkını yönetime katmaya çalıştı. Bu geniş katılımlı halk toplantılarında ülke gündemine dair tartışmalar da yapıldı.

Çamura Son Kampanyası ve Fındık Mitingi o dönemde yapılmış ve hala bölgedeki etkisi kırılmamış etkinliklerdi. Bunların yanında kumara, karaborsaya ve kadına yönelik şiddete karşı yürütülen çalışmalarla halk bilinçlendiriliyor ve gerçek anlamda modern bir ilçenin temelleri atılıyordu.

Tüm bu olumlu gelişmelere merkezi yönetimin tepkisi gecikmedi. İlk önce Çorum’da yaşanan ve 57 insanın ölümüyle sonuçlanan olaylarla ilgili görüşü sorulan dönemin başbakanı Süleyman Demirel “Çorumu bırakın, Fatsa’ya bakın” diyecek, bundan kısa bir süre sonra da Fatsa’ya “Nokta Operasyonu” düzenlenerek bu yerel yönetim deneyimine askeri ve sivil faşist güçlerin ortaklaşa çalışmasıyla son verilecektir.

11 Temmuz’da gözaltına alınan Fikri Sönmez gözaltı süresi boyunca ağır işkenceler görür. Bir yandan basın da yalan haberlerle onu yıpratmaya çalışır. Dönemin Tercüman Gazetesi, Sönmez’i kendince küçük düşürmek için sürekli terziliğinden bahseder. Mahkemede Fikri Sönmez bu konu ile ilgili şöyle konuşmuştur:

“Anlatmak isterim ki, ben otuz yıla yakın geçimimi terzilik mesleğinden sağladım. Bana ‘Terzi’ olarak hitabedilmesi beni küçültmez, aksine yüceltir. Ben adı geçen gazetenin yöneticileri gibi Amerikan emperyalizminin borazanlığını yapıp da onlara kiralanmadım.”

12 Eylül sonrası Kenan Evren’in yaptığı “Biz gelmeseydik Fatsa’dakiler gelecekti” açıklaması aslında Fatsa halkının ve başkanlarının ne kadar büyük işler başardığının en somut göstergesidir.

İşkencelere ve kötü hapishane koşullarına Terzi Fikri’nin kalbi daha fazla dayanamaz ve 4 Mayıs 1985’te kalp krizi sonucu yaşamını yitirir.

Arkasında yarım kalmış bir yerel yönetim deneyimi bıraktı. Ama öyle bir deneyim ki, binlerce insanın geleceğe umutla bakmasını ve bazı şeylerin “ütopya” olmadığına inanmasını sağlayacak bir deneyim…