“32 yaşındayım, babam 30 yıldır tutuklu”

tahir-canan
iaydinlar
Nisan30/ 2013

Tahir Canan, 1978’den bu yana 32 yılını cezaevinde geçiren, Türkiye’nin en uzun süre cezaevinde yatan tutuklusu 30.04.2013 tarihinde özgürlüğüne kavuştu..

Oğlu İlhan Canan ile 2011 yılında yapılan röportaj:

1978’de “Siyasi amaçla adam öldürdüğü” iddiasıyla 36 yıla hüküm giyen Tahir Canan, 1991’de çıkan “Şartlı Tahliye Yasası” ile tahliye ediliyor. Ancak oğlu İlhan Canan’ın ifadesiyle o dönemin “boşalt-doldur” taktiği devreye giriyor ve Tahir Canan sadece iki yıl sonra, 1993’te Türkiye Devrimci Komünist Partisi (TDKP) üyesi olduğu iddiasıyla tekrar tutuklanıyor ve 12,5 yıl cezaya çarptırılıyor.

Şartlı Tahliye Yasası kapsamında serbest bırakılan Canan’ın aldığı bu cezayla birlikte şartlı tahliyesi de yanıyor ve avukatı Yıldız İmrek Koluaçık’ın ifadesiyle Türkiye’nin en uzun süre cezaevinde kalan insanı unvanını “kazanmasına” neden olan yolculuğu başlıyor.

Cezaevi kapılarında geçen çocukluk
Bianet’ten Ekin Karaca’nın haberine göre, Tahir Canan’ın oğlu İlhan Canan, kendisi bir yaşındayken babasının tutuklandığını söylüyor. Babasının 36 yıla hüküm giymesinin ardından annesi ile babasının boşandığını ve diğer iki kardeşiyle birlikte babaannesinin evinde büyüdüklerini söyleyen Canan, bu dönemde hem okula gittiklerini hem de ev bütçesine katkı sağlamak için çeşitli işlerde çalıştıklarını anlatıyor. Tahir Canan bu dönemde Antep, Adana ve Mardin Cezaevlerine gönderiliyor. Ancak Canan ailesi neresi olursa olsun bayramlarda ve her fırsatta Tahir Canan’ı yalnız bırakmıyor ve cezaevi ziyaretleri yıllarca sürüyor.

İlhan Canan da bu koşullarda cezaevi kapısında büyüyen 12 Eylül çocuklarından. Doğumundan 13 yaşına kadar defalarca gerçekleştirdiği cezaevi ziyaretlerinde yaşadığı hisleri şöyle özetliyor Canan:

“1991’e kadar babamı pek çok kez cezaevlerinde ziyarete gittik. Ancak çok küçük bir çocuksunuz ve babanızın neden orada olduğunu anlamaya çalışıyorsunuz, cezaevi denilen şeyi algılamaya çalışıyorsunuz. Siyasete, tutukluluklara anlam veremiyorsunuz ve tuhaf tuhaf şeylere çocuk beyniyle maruz kalmak zorunda kalıyorsunuz.”

“Başkaları üstlendi ama babam tutuklandı”
Babasının Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) geleneğinden geldiğini ve THKO’nun kendini feshettiği ve Türkiye Devrimci Komünist Partisi’nin (TDKP) kurulduğu ara dönemde, Antep’te oturdukları mahallede sağ görüşlü iki kişinin öldürülmesi üzerine babasının gözaltına alındığını anlatıyor. Gözaltında babasına çok fazla işkence yapıldığını, ancak bu işkencelere rağmen babasının kendisine yüklenmek istenen suçlamayı kabul etmediğini söyleyen İlhan Canan, söz konusu suçlamayı başka örgütten kişilerin üstlendiğini ve o kişilerin cezaevine konulduğunu ancak buna rağmen 12 Eylül’ün hukuksuzluğunun babasını 36 yıla mahkum ettiğini dile getiriyor.

İki yıllık cezaevi “molası”
Tahir Canan, 12 yılı aşkın süre cezaevinde yattıktan sonra 1991’de çıkarılan “Şartlı Tahliye Yasası” ile birlikte serbest bırakılıyor. O güne kadar babasını sadece cezaevinde görebilen İlhan Canan ise ilk kez gündelik hayatta “baba” figürüyle tanışıyor. İlk başlarda baba-oğul duygusunu kurmakta karşılıklı olarak güçlük çektiklerini anlatan Canan, daha sonra babasının Gülnigar Canan’la evlendiğini ve Gülnigar annenin de sayesinde tam bir aile olma yolunda ısınma turları atarlarken babasının yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildiğini ifade ediyor.

Babasının iki yıllık özgürlük döneminde Gülnigar Canan’dan İmren Kaya Canan adlı bir çocuğu daha olduğunu söyleyen İlhan Canan, İmren Kaya’nın annesinin karnındayken Tahir Canan’ın tutuklandığını söylüyor ve onun henüz babasını cezaevi dışında göremediğini ifade ediyor.

Bir garip tutukluluk daha
1991’de tahliye olup 1993 Malatya’da gözaltına alındıktan sonra tekrar tutuklanan Tahir Canan’ın başından geçenleri oğlu İlhan Canan şöyle aktarıyor:

Malatya civarında yaşanan bazı olaylar nedeniyle bir operasyon süreci yaşanıyor. Bu süreçte verilen bazı ifadeler üzerine babam akraba ziyaretine gittiği Malatya’da otobüse bineceği sırada gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor.

Bu süreçte kendisine ağır işkenceler yapılmasına rağmen yöneltilen suçlamaları kabul etmiyor. Bunun üstüne TDKP örgüt üyeliğinden 12,5 yıl daha ceza alıyor.

Babamın örgüt üyeliğine dair herhangi bir kanıt olmamasına rağmen yapılan ağır işkencelere karşın hiçbir şey söylememesi nedeniyle “Bu olsa, olsa örgüt üyesidir” bakış açısı sonucunda tutuklandığını düşünüyorum.

Bu tutuklamayla birlikte şartlı salıverme yasası ile tahliye olduğu infazı da yandı ve tekrar 36 yıllık cezaya çarptırıldı. Dendi ki, önce 12,5 yıl yatılacak, ardından infazı yanan 36 yıllık ceza yatılacak.

“Ne zaman çıkacağı bile belli değil”
Babasının ne zaman tahliye olacağını dahi bilmediğini söyleyen İlhan Canan, bu nedenle sinirlerinin son derece bozuk olduğunu söylüyor. “Elimizde farklı cezaevlerinden gelen üç ayrı kağıt var; birinde babamın 2013’te, birinde 2016’da, diğerinde ise 2025’te tahliye olacağı yazıyor” diyen İlhan Canan, babasının nedensiz yere 30 yıldan uzun zamandır cezaevinde olduğunu ve hakkının teslim edilmesi için defalarca yeniden yargılanma talebinde bulunduğunu, ancak bunun dahi kabul edilmediğini söylüyor ve ekliyor: “İşlemediği suçlar nedeniyle babamız 30 küsur yıldır cezaevinde. Artık adaletin yerini bulmasını istiyoruz.”

Etiketler: